← Blog

Sınav Koçluğu · 18 Ağu 2026 · 4 dk okuma

KOÇLUK SERİSİ: ''Dönüşümün Mevsimleri''

KOÇLUK SERİSİ: ''Dönüşümün Mevsimleri''

I. Bölüm – Sonbahar: Bırakmanın Sanatı

Değişimin ilk adımı: vazgeçmek, kabullenmek, eskiyi onurlandırmak.

Ana kavramlar: bırakmak, farkındalık, teslimiyet, hazırlık.

Koçluk yol aldığınız kişiye yol yarenliği yapmaktır. Aslında aldığımız her eğitim bize o konu ile ilgili teknik bilgiler verir. Öğrenme ise sizin bu tekniği ne kadar yaşama geçirebildiğiniz ile alakalıdır.

Koçluk eğitimlerinde öğrendiğimiz en temel yapılardan bir tanesi koçluk araçlarıdır. Koçluk araçları başka disiplinlerde olduğu gibi davranışsal durumun olma olasılığını sayısal verilerle ifade etme durumudur.

Bu hafta birkaç eğitimci ile yaptığımız görüşmelerde de çalıştığı danışanlarla ilgili ebeveyne sayısal veri vermenin veliyi ne kadar rahatlattığı üzerinde konuştuk. Koçlukta bireysel takibin önemi üzerinde durduk. Bunun sistemleştirilmesi dijital dünyaya aktarılmasının önemini anlattılar.

İkna oldunuz mu? diye sorsanız.

Cevabım “hayır.”

Neden?

Çünkü sosyal bilimlerde uygulanan testler hep olasılıklar üzerinedir geneli ifade eder. Oysa sizin çalıştığınız danışan, danışanlar o genelde yer almayabilir.

Bundan nedenle koçluğa yol yarenliği olarak bakıyoruz. Siz danışanınızın güvenli limanı olabilmeli içindekileri size aktarabilmeli kafa karışıklığını paylaşabilmelidir.

Bunlara karar vermiş bir danışan size geldiğinde ise yapmamız gereken ilk şey tabii ki bu çalışmadan beklentilerini öğrenmektir. Hayatın devam ederken;

- Yolunda olmayan nedir?

- Bu başlangıcı nerede bitirmek ister?

- Yeni başlayacağımız bu yol nereye gitsin ister?

- Benimle bu yol arkadaşlığında sağlamak istediğin fayda nedir?

- Bu çalışmadan nasıl bir yarar beklemektedir?

Aslında bu ve benzer sorular bireyin karar verme mekanizmasını ne kadar kullanabildiği ile ilgili bizlere ipucu vermektedir.

Koçluk yolculuğunda dönüşümün başladığı nokta tam olarak burasıdır. Karar vermek ve kararı uygulamaya koymak. Bundan dolayı koçluk yolculuğunun tamamı bir dönüşümdür.

Tam olarak nerede olduğunuzu tespit, nereye evrilmek istediğinize karar verip bu yolda istediğinize doğru dönüşmektir.

Şu da bir gerçek ki asla burada tarif ettiğimiz kadar ya da dizilerde izlediğiniz kadar kolay bir durum değildir. Çünkü “dönüşüm” zaten yeterince acılı bir duygudur.

Dönüşmek var olduğunuz konforlu alanınızı terk etmek, alıştığınız güvenli alanı bırakıp ne olduğunu bilmediğiniz bir alana savrulmak, bildiğinizden bilmediğinize doğru yol almak, zihin için o kadar da kolay değildir.

Bu değişikliği yapabilmek için sağlam bir irade gerektiğini hepimiz biliyoruz.

İşte koçluk tam bu süreçte devreye giriyor. Bireyin iradesini kullanabilmesi için yol yarenliği, yapabilirsin sesini duyabilmesi, dayan diyen birinin olması, sorgulamadan dinleyen ve tabii ki korkularını güvenle utanmadan anlatabileceği bir yol arkadaşlığı…

Tüm bu süreci anlatırken aklıma Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eseri geliyor. Okudunuz mu, Bilmiyorum.

“Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur.

Ancak esas dönüşüm bedende değil, bırakamadığı rollerin ağırlığındadır...”

Kafka bu eserinde, Gregor Samsa, dönüşümünden sonra bırakamadığı rollerin ağırlığı altında ezilir: ailesine yük olmamak için çabalar, işe geç kaldığı için suçluluk duyar.

Yani “bırakma sanatı”nı hiç öğrenemez. O hâlâ eski kimliğine tutunan, “bırakamadığı için dönüşemeyen” biridir.

Koçlukta kişi, “artık hizmet etmeyen kimlikleri bırakmayı” öğrenir (dönüşmek istiyorsa öğrenmelidir); Gregor ise bunu yapamadığı için yok olur.

Kafka’nın dönüşümü bedensel ve trajiktir; oysa koçlukta dönüşüm ruhsal ve umutludur.

Ama ikisi de aynı şeyi fısıldar: “Gerçek değişim, önce kabullenme ile başlar.”

Gregor dönüşümü kabullenemediği için yok olur.

Her koçluk çalışması da bir kabulleniş ile başlar. Bu kabullenişi değişimin ve dönüşümün kabullenişidir. Her dönüşüm ve kabulleniş kararı ile yaşam enerjisi yeniden başlar.

Bu noktada Kafka’nın hikâyesindeki dönüşümü, sınıf ortamında, öğrencilerimizde sık sık gözlemliyoruz.

Bazen Gregor’un çaresizliğini yaşayan bir öğrencinin, kendi potansiyelini fark edememesi şeklinde karşımıza çıkıyor.

Öğrencinin okuma becerisi oturmamış, sorumluluk duygusu gelişmemiş, temel eğitimdeki becerileri edinmemiş, çalışma disiplini kazanmamış fakat sınav için hazırlık dönemine gelmiş ve ne istiyorsun? diye soruyoruz.

Cevap: “90 soruda 80 net yapmak istiyorum.”

Aile çocuğumuz çok zeki hocam her şeyi çok çabuk kapıyor. Ben telefonda bir şeyi öğrenene kadar bizim çocuk çoktan hallediyor.

Şunu ayırt etmek gerekiyor dijital dünya becerileri ile okul sorumluluğu, öğrenme becerisi birbirinden apayrı şeyler.

Dijital hız, bilişsel derinlik anlamına gelmez.

Okuma becerisi olmayan,

Okuduğunu anlama becerisi olmayan,

Disiplinli çalışma alışkanlığı olmayan,

Ders çalışmayı bilmeyen,

Kaygı ve endişesi yüksek olan,

Umursamazlık derecesi yüksek olan bir bireyin sınav yılında kendini toparlaması dönüşümüne inanması için çok ama çok sağlam bir irade gerektirmektedir.

Tam bu noktada ne yapalım hocam bırakalım mı? Her şeyi kaçırdık mı? Soruları akla gelebilir.

Bırakamayız.

Öncelikle ebeveynler olarak çocuğumuzun durumunu objektif olarak değerlendirip olduğu gibi kabullenmeliyiz.

Ne demiştik? Her kabulleniş, dönüşümün, değişimin ve çözümün başladığı noktadır. Bu kabullenişten sonra nasıl iyileştirebiliriz ise koçluk bakış açısının temelidir.

Sonbahar tohumların gizlendiği ve dönüşümün başladığı bir süreçtir. Doğru değerlendirmek tamamen bize kalmıştır.

Tıpkı bir tohumun toprağın altında karanlığı kabullenmeden filizlenememesi gibi, insan da dönüşümünü önce kabullenmekle başlatır.

29 Ekim’de böyle bir dönüşümün eseri değil midir?

Atamız’ın dediği gibi, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

Bu söz, bireysel ve toplumsal dönüşümün iradeyle mümkün olduğunu en yalın hâliyle anlatır.

Dönüşüm, hem bir insanın hem bir ulusun var olma sanatıdır.

Müzik önerisi: https://youtu.be/W7aIdw-drtM?list=PL4DB4230EECBF3756

https://youtu.be/lOZQ3fu53n4 https://youtu.be/1e9B31FLT-s

DÖNDÜ POLAT

Detaylı bilgi ve randevu: 0554 873 21 10/0554 181 97 10

Rejoining the server...

Rejoin failed... trying again in seconds.

Failed to rejoin.
Please retry or reload the page.

The session has been paused by the server.

Failed to resume the session.
Please retry or reload the page.